Radyo Dinle İstek Paneli
Nuri Bilge Ceylan'a Cannes'da 'Altın Fayton'
7. Dadaş Film Festivali'nde En İyi Film 'Mar'
Genç Yazardan İkinci Kitap Aşkiya
'Lisan-ı Hat ile Aşkı Nebi' ziyaretçi rekoru kırdı
26. Uluslararası İzmir Festivali Başlıyor
Yılın en iyi oyuncuları belli oldu
Esra Derel'in Vuslata Beş Kala adlı şiir kitabı çıktı
Sinemacıların Telif Sorunu Çözülüyor
Sahneden bir yıldız daha kaydı!..
Zekeriya EFİLOĞLU'nun Romanı Çıktı
PENDİK BELEDİYESİ ŞİİR YARIŞMASI - 2012
'Sınırlar Yörüngeler 'den Altıncı Yılda 11. Sergi
Büyükşehir'den Ödüllü Ankara Filmi Yarışması
Dünyada romandan esinlenen ilk müze
Aysel Aksümer'in kitabı çıktı
5 Yeni Film Vizyonda
Ömer Çoban'ın Sözün Yolculuğu Kitabı Çıktı
Ekrem Bora Gözyaşları İçinde Toprağa Verildi
BAYŞAD BANDIRMA SÖYLEŞİ VE İMZA GÜNÜ
Bu yılın en çok izlenen filmleri
8 bin yıllık ayak izi müzeye taşınacak
Erdal Öz Edebiyat Ödülü Murathan Mungan'a Verilecek
Karakoç, ilk ve son kez Monna Rosa'yı anlattı
6 Yeni Film Vizyona Girdi.
Sinemanın Dev İsmi Hayatını Kaybetti
Batılı okur Nuri Pakdil'le tanıştı
13 ülkenin halk oyunları Hendek´te
16. Altın Portakal Şiir Ödülü Mahmut Temizyürek'in
İstiklâl Marşı 91. yılında yazıldığı yerde okundu
Ünlü Çizer Giraud 73 Yaşında Öldü
İstanbul Film Festivali'nde 200 Film Gösterilecek
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Cemal Süreya’yı daha kolay anlıyorum
Şairler, 2. Kar Şiirleri Şöleni'nde Buluştu
Turistlerin gözde mekanları listesi
Bu kez sadece yetişkinlere yazacak
84. Oscar ödülleri sahiplerini buldu
"Fetih 1453" Filminin Yönetmeni Eleştirileri Yanıtladı
2011'in en iyi 10 kitabı
BRIT Ödülleri de Adele dedi
Yoksul Ölen Yazarlar
Altın Ayı ''Sezar Ölmeli'' filmine verildi
Fetih 1453'ten neden mehter yok?
Ankara Devlet Tiyatroları'nın Anadolu Turnesi Sürüyor
BAFTA'lar 'The Artist'in
Tarihi isimi canlandıran Oscar'ı kapıyor
Cezanne tablosuna 250 milyon dolar
Esaretin Bedeli, tüm zamanların en iyi filmi
Notos'tan alternatif '100 Temel Eser'
Saraybosna'da ebru kursu düzenleniyor
Uluslararası Itri Yılının Açılışı 'Segah' ile Yapıldı
Tarık Akan'a Nürnberg'den Onur Ödülü
8. Avrupa Şiir Yarışması
Kayıp Osmanlı müzikleri gün yüzüne çıkıyor
Yazarlarımızdan Dila Emral Aydın'ın Romanı Çıktı
2011 yılının en iyi 10 filmi
3611 tarihi eser evine döndü
Antoloji-3- Kitabımız Yayına Hazırlanıyor
Yusuf Aslan'ın Şiir Kitabı Fethiye'nin Işıkları
Turan Gündüzün İlk Şiir Kitabı Gündönümü Sızlaması
TÜRKSAV 16. Türk Dünyası Hizmet Ödülleri açıklandı
TRT'den Eurovision'a sürpriz isim
2011 yılının en iyi filmi seçildi
Burdur Gölü için belgesel
Bahattin Karakoç, 70. sanat yılını kutluyor
Zihin açan 10 roman
Pamuk son romanını Güney Amerika'da tanıttı
Mehmet Akif’in vefat ettiği ev müze oluyor
Frith'in kayıp tablosuna 1.5 milyon TL
Mevlana yanlış resmedilmiş
Dergi fuarı bu kez Sirkeci Garı'nda
Edison imzalı fotoğrafa 31 bin dolar
Ahmet Midhat Efendi'nin Mektupları Kitap Oldu
Uluslararası Tiyatro Festivali İçin Başvuruları
Şiirler Azerbaycan İçin Okundu
İlk romanı ölümünden 40 yıl sonra yayımlandı
KUMRU DERGİSİ 7. SAYISI ÇIKTI
Bir Zamanlar Anadolu 3 Ödül Aldı
Sanal Kitap Fuarı
Yönetmen Akad Son Yolculuğuna Uğurlandı
Göze, Hayatını Kaybetti
Gönlümdeki Osman Bey
TÜYAP 12 Kasım'da Açılıyor
Osmanlı ve Kurban Bayramı
Sadettin Kaynak Anıldı
Tenten Seyirciyle BULUŞUYOR
Sinema Seyircisi Azalıyor
300 Yıllık Kur'an-ı Kerim
Sadece Tarih Değişiyor
Oscar Şansını Değerlendirdi
İşte Altın Portakal'ın En İyi Filmi
"Kemanı Ağlatan Adam" Türkiye'ye Yerleşmek İstiyor
Paulo Coelho'nun Hayatı Kitap Oldu
Sipahioğlu'na veda
Nobel'li Şair Tranströmer'in Kitapları Yok Satıyor
Bir Zamanlar Anadolu'da Ya Oscar Dopingi
Bursa, Fotofest 1. Uluslararası Fotoğraf Festivali
Bağcılar'dan Anadolu'ya 60 Bin Kitap
Trt Müzik Yeni Programlarını Tanıttı
Türkçe Dünyada Beşinci Sırada
Altın Portakal'da Film Gösterimleri Erken Başlıyor
Midyat'ta Fotoğraf Yarışması Düzenleniyor
James Bond, Türkiye'de Çekilecek
Gençlere Ücretsiz Oyunculuk Dersi
Bağcılar'da Mehmet Akif Atölyesi Açılıyor
Altın Koza'da Ödüller Sahiplerini Buldu
100 Bin Şair Değişim İçin Buluşacak
Artıstanbul' Kitap Tanıtımı
Bakanlıktan Sinemaya Destek
Mem U Zin Perde Diyor
İnanır: Sanatçılar Ülkenin Değer Yargılarına Saygılı
Senfonik Mehter Konseri
Festivalde Tek Kadın Olmam Düşündürücü
Altın Portakal'da Tehlikeli İlişkiler
Fıstığın Şehrinde Festival Coşkusu
Sabancıların 'karşıdan Karşıya' Müzesini 30 Bin Kişi Gezdi
Uluslararası Altın Koza Sinema Kongresi Akademisyenleri
Gallery Linart ve Alanistanbul Ortak Sergisi
Türkiye'nin En Derin 5. Mağarası Bulundu
Asırlık Kitapların Kokusu Beyoğlu'nda
Troia Hazinelerinin Sırrı Çözüldü
Edebiyatçıların Gözüyle "İstanbul"
Balmumu Heykellerine Hollywood'tan
Namaz Kılan İnsan Siluetinin Sırrı
Panahi'ye Altın Portakal Daveti
Batı Anadolu'nun En Büyük Zemin Mozaiği
Sevinç Aktansel vefat etti
Sitemizi daha hızlı ve hatasız bir kullanım için aşağıdaki tarayıcıları öneriyoruz. Mozilla Firefox Google Chrome Opera Browser Apple Safari
Yoksul Ölen Yazarlar
Yoksul Ölen Yazarlar

Türk ve dünya edebiyatına kazandırdıkları şaheserlerle yazı dünyasının kilometre taşları olan bazı ünlülerin, son yıllarını yoksulluk içerisinde geçirdiklerini biliyor muydunuz? Ölümlerinden sonra romanları geniş okur yelpazesine kavuşan yazarların, sanılanın aksine maddi sıkıntılarla boğuşması, "Dahilerin kıymeti öldükten sonra anlaşılır." sözünü doğrular nitelikte. Yazdıkları eserlerle edebiyat dünyasına kalıcı etki bırakmasına rağmen maddi sıkıntılarla boğuşan yazarlar arasında Alexandre Dumas, Peyami Safa, Edgar Allan Poe, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi saygın yazarlar da bulunuyor.

 

MARK TWAİN, KONFERANSLAR VEREREK BORÇLARINI ÖDEDİ

 

Biyografilerinden derlenen bilgilere göre, Tom Sawyer'ın Maceraları ve Huckleberry Finn'in Maceraları isimli ünlü çocuk romanlarının yazarı Mark Twain, kariyerinin zirvesinde Amerika'nın en ünlü kişilerinden biri olarak gösteriliyordu. Twain, zengin olmak umuduyla işadamlığına soyundu. Para kazanmak için çeşitli işlere yatırım yapan Mark Twain'in girişimleri hep başarısızlıkla sonuçlandı. 1885'te kurduğu yayınevi ise iflasına sebep oldu. 58 yaşında boğazına kadar borç içindeydi. 5 yıl boyunca kitap yazarak ve Avustralya'dan Hindistan'a, Güney Afrika'dan İngiltere'ye kadar pek çok ülkede konferans vererek borçlarını ödeyebildi. Eşi Olivia bu tempoya dayanamadı; sağlığı bozuldu ve Floransa'da öldü. Twain ise altı yıl sonra 75 yaşında öldüğünde geride 23 kitap bıraktı.

 

ALEXANDRE DUMAS KİRASINI ÖDEYEBİLMEK İÇİN PALTOSUNU SATTI

 

Üç Silahşorlar ve Monte Kristo Kontu gibi çok satan tarihi romanların yazarı Alexandre Dumas, yazı hayatı boyunca toplamı bin 200 cilt tutan roman, piyes ve tarih kitabı yazdı. Yaklaşık 5 milyon Dolar eden servetine pek az meslektaşının erişebildiği söylenir. Ancak kadın ve içkiye düşkünlüğünün yanı sıra lükse merakı hazin sonunu hazırladı. Son yılları sefalet içinde geçti. Ev kirasını ödeyebilmek için tüm değerli eşyalarını, hatta paltosunu sattı. Akrabaları, bakkal borçlarını ödemeseydi açlıktan ölebileceği notu biyografisinde belirtiliyor.

 

Edgar Allan Poe 3 Dolar OLAN EV KİRASINI ÖDEYEMİYOrdu

 

Şiirleri ve gizemli hikayeleriyle Amerikan edebiyatının en değerli yazarlarından birisi olarak gösterilen Edgar Allan Poe, kumar ve içkiye düşkündü. İçecek bir şey bulamadığında saf ispirto içiyordu. Pek çok meslektaşı gibi sağlığında kıymeti takdir edilmedi. Eserlerini karın tokluğuna satmak zorunda kaldı. Erken dönem eserlerinden Ligeia'yı on yılda tamamlayabildi. Bu eserini sadece 10 dolara satabildi. Kuzgun (The Raven) isimli eseri 1845 yılında yayınlandığında kendisine sadece 9 Dolar verildi. Aylık 3 Dolar olan ev kirasını ödeyemiyordu. Karısı Virginia gıdasızlıktan verem hastalığına yakalandı. Kuzgun'un yazarı Poe parasızdı. Günlerce bir şey yemeden aç oturuyordu. Poe ailesinin açlıktan ölmek üzere olduğunu anlayan komşuları sepetlerle yiyecek getirdi. Eşi Virginia öldüğünde Poe'nun cebinde cenazenin kaldırılmasına yetecek para yoktu. Meyhanede fenalaştıktan dört gün sonra 40 yaşında öldü. Sonsözü, "Tanrım benim zavallı ruhuma yardım et." oldu. Ölümünden sonra Poe'nun satılığa çıkarılan birkaç sahifelik el yazısına 10 bin Dolar verilecekti.

 

PEYAMİ SAFA TELEFONUNU SATILIĞA ÇIKARDI

 

Peyami Safa, 27 Mayıs darbesinden sonra sıkıntılı günler geçirdi. İlan bulmakta zorlandığı Türk Düşüncesi dergisinin yayını durduruldu. Türk Edebiyatçılar Birliği'nden ve Türk Dil Kurumu'ndan çıkarıldı. Son yıllarında Adnan Menderes'e yakın olduğu için ağır saldırı ve hakaretlere maruz kaldı. Milli Birlik Komitesi'nin baskılarıyla Havadis'teki yazılarına da son verildi. Yaklaşık 300 cilt tutan çalışması vardı; ama işsizdi ve maddi sıkıntı içerisindeydi. Bir gün yayıncısının yanına giderek ev kirasını ödeyebilmek için telefonu satılığa çıkardığını söyler. Yayıncısı, Sultanhamamı esnafından telefon ücreti kadar para toplayarak Safa'ya teslim eder. Basıldığını göremediği Doğu-Batı Sentezi isimli kitabını bu borcuna karşılık yayınevine teslim eder. 62 yaşında vefat eden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nun yazarı, son dönemini şöyle özetler: "Kitaplarımı basıp da büyük paralar kazanmamış, beni yazı kadrosuna alıp da muazzam servetler yığmamış editör, gazete sahibi zor gösterilir. Fakat benim gayret payımın mükafatı, yarım asır süren uzun bir mahrumluk, hastalık ve işkence hayatından başka bir şey olmamıştır."

 

TANPINAR'IN GÜNLÜGÜ'NDEN: HASTALIĞIMDAN ZİYADE PARASIZLIKLA MEŞGULÜM

 

Türk Edebiyatı'na Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibi eşsiz eserler kazandıran Ahmet Hamdi Tanpınar da son yıllarında hem sağlık hem de maddi sorunlarla boğuştu. 1962 yılında 61 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan Beş Şehir'in yazarı, içinde bulunduğu sıkıntıları günlüğüne şu şekilde kaydetmiş: "26 Teşrin-i Sani (Kasım) 1958. Bugün karaciğer muayenesi için hastaneye gidiyorum. İçimde her şey alt üst. Bittabi hastalığımdan ziyade parasızlıkla meşgulüm. Cebimde yalnız bir lira var. Parasızlığım büyük hastalıklar gibi hemen hemen hiçten başladı, büyüdü, çoğaldı beni altına aldı. Etrafım alacaklı ile dolu. Cebimde borç senetleri var. Şu anda yalnız borçla ve atıfetle yaşıyorum ve borç beni çıldırtacak. Kurtulmak için her teşebbüsüm yeni borca sebep oluyor. Yahut da bir yığın edebi proje (…) parasızlığın mutlak ve şaşmaz tecellileri ve komplikasyonları. Abdülhak Şinasi'den borç para alıyorum. Kemal'den para bulamıyorum…"

 

TOLSTOY KENDİ ELBİSESİNİ DİKTİ

 

Tolstoy ise yoksulluğu kendi arzusuyla tercih edenlerden… Zengin bir ailenin çocuğu olarak doğan Lev Nikolayeviç Tolstoy, öğreniminin ardından köyü Yasnaya-Polyana'ya dönerek yoksul köylüler arasına katıldı. Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Sahip olduğu toprakların hepsini dağıttı, kıymetli mallarını elden çıkarttı; eserlerinin telif haklarından vazgeçti. Köylüler gibi yaşamaya başladı. Kalın kumaştan yapılmış kaba elbiseler giydi; ayakkabılarını kendi eliyle dikti. Anna Karenina'yı ve Savaş ve Barış'ı yazan el, odasının tozlarını süpürüyor, elbiselerini dikiyordu. Tolstoy, bütün arazilerini satınca sefalete düştü. Bu trajedide mutsuz geçen evliliğinin payı da büyüktü. Yazar, son yıllarını moral çöküntüsü içinde geçirdi. Evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda öldüğünde geriye kalemi, romanları ve kendi diktiği elbisesi kaldı.

 

MEHMET AKİF ERSOY Ankara SOĞUĞUNDA PALTOSUZ DOLAŞTI

 

İstiklal Marşı'nın yazarı Mehmet Akif Ersoy da son yıllarını ıstırap içinde geçirdi. Dostu Abbas Halim Paşa'nın daveti üzerine kışı geçirmek için Mısır'a gitti. Daha doğrusu gitmek zorunda kaldı. Maaşsızdı, işsizdi. Ancak onu esas üzense polis takibi altında olmasıydı. Takriri Sükün'un çıktığı, İstiklal Mahkemeleri'nin yoğun mesai yaptığı 1920'li yılları Mısır'da geçirmek zorunda kaldı. Bin bir güçlükle çıkardığı Sebil'ür-Reşad dergisi kapatıldı. Mısır'da ciddi maddi sıkıntı içerisindeydi. Durumuna üzülüp, yiyecek ve ev eşyası getirmesinler diye oturduğu adresi değiştirdi. Hastalanınca Lübnan, Antakya üzerinden Türkiye'ye giriş yaptı. Beyoğlu'ndaki Mısır Apartmanı'nda hayatını kaybetti. Cenazesine resmi protokol katılmadı. Mezarı iki yıl sonra üniversiteli gençlerce yapıldı. Siyasi atmosfer nedeniyle Safahat'ın basımı ise 1943 yılına kadar yapılamadı.

 

Ersoy, yazdığı İstiklal Marşı'nın Meclis'te okunup ayakta dinlenmesinin ardından 12 Mart 1921'de milli marş olarak kabul edilmesi sebebiyle ödül olarak kendisine verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer (Kızılay) bünyesinde cepheye elbise diken Dar'ül Mesai vakfına bağışlamıştı. Safahat yazarının İstiklal Marşı'nın yazdığı dönemde sırtında paltosunun olmadığı, Taceddin Dergahı'ndan Meclis'e paltosuz yaya olarak gittiği söylenir. Akif, çok sevdiği milletine İstiklal Marşı ve Çanakkale Destanı gibi kıymetli eserlerini; yakınlarına ise dürüst ve onurlu bir şahsiyet bıraktı.

 

24 Ocak 1967'de gazetelerin iç sayfalarında yürekleri sızlatan şöyle bir haber dikkatleri çekti: "Beşiktaş'taki çöp bidonlarından birinde Mehmet Akif'in oğlu Emin Ersoy'un ölüsü bulundu!" Yıllar sonra Çetin Altan, bir yazısında Emin Ersoy'a yer verdi, bir gün Mehmet Akif Ersoy'un oğlu olduğunu söyleyen bir kişinin odasına gelerek para istediğini, bu olaydan iki hafta sonra da ölü bulunduğunu yazdı.


Cihan Haber


Okunma Sayısı : 162
© 2008-2012 Sen de Yaz | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.