

Akıl padişahı kafesi kırdı mı kuşların her birisi ayrı yöne uçar.’
Mevlana Celaleddin
Somutlama yöntemi anlatıma her zaman faydalı olmuştur. Akıl soyutu bir sınıra kadar algılayabiliyor. Beyinde örtüşen benzer durumlar anlamı çoğaltıyor. Okullarda ve üniversitelerde okutulan ders kitaplarından bazıları karmaşık terimler sebebiyle itici gelirdi bana. Sanki anlatan da anlamamış gibiydi. İnsan anlamadığını sevmez. Sevmediğini öğrenemez. Öğrenemediğini sahiplenemez. Belki bu süreç öğretti bana duru anlatmayı. Anlattığım kadar anlamışımdır.
Koparılacak bir ipin varlığını, darlığını çeken bilir ancak. Yaratılmış olmak birinci bağdır. Yaratıldığın madde ikinci bağ. Ait olduğun aile, inanç, zümre… sevdiğin… vazgeçemiyorum bu kelimeden.
Nasıl uçtu anlam kuşlardan sevgiliye?
Akıl padişahı diyorduk kalbin de şahıdır. Teba şaha tabi olur.Yükünü alır sen O’nu sena ettikçe. Samimiyetin ölçüsünde verir, aç gözlülük gelince haya gider ya… Yanaklarının solgunluğundan anlaşılır. Özerkliğini ilan eden de yok değil. Tabi olan kurtulur. Demiyor mu babanız: ‘Evet de kurtul.’ Soran değil sorulan oldukça artsa da sorumluluğumuz, kuşlar sade uçmakla mükellef. Göğün enginliği kadar.