Kelimelerin ince bellerine
Dolaya dolaya kalemi
Kaldırımlarca yalnızlık döşerim
Mısraların ıslak saçlarından
Savrulma deme kayıp olasım varken
Kan çanağı ayrılıklarınla
Yanma deme pervane olasım varken
Kesik uçlarından şuursuzca
Can alır soytarı düşler
Işıklı göğünde paklanırım
Şerefesiz yığınların...
Susma deme diyesim varken
Baş göz üstüne
Etme deme gidesim varken
Ne zaman düşse
Bir şehrin üstüne gölgen
O şehir olurum...
Büyür içimde yitirdiklerim
Ağlama deme ağlayasım varken
Avucumda bir tutam anıyla
Gitme deme ölesim varken...